1
1
Bill Gates’in vakıf fonu, elinde kalan son Microsoft hisselerini de sattı. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na yapılan bildirime göre fon, yılın ilk çeyreğinde 7 milyon 700 bin Microsoft hissesini elden çıkardı. Satışın büyüklüğü 3 milyar 200 milyon dolar olarak açıklandı. Böylece Gates’in kurucuları arasında yer aldığı Microsoft’ta vakıf üzerinden doğrudan payı kalmadı.
Bu satış, ilk bakışta sıradan bir portföy hamlesi gibi görünebilir. Ancak konu Microsoft ve Bill Gates olunca, tablo bundan daha büyük. Kişisel bilgisayar çağının en güçlü isimlerinden biri, kurduğu imparatorlukla arasındaki son mali bağlardan birini de koparmış oldu.
Bill Gates, Steve Jobs ile birlikte kişisel bilgisayar döneminin en belirleyici iki isminden biriydi. 1970’lerde bilgisayarlar hala laboratuvarların, büyük şirketlerin ve sınırlı teknik çevrelerin dünyasına aitti. Gates, Paul Allen ile Microsoft’u kurduğunda asıl fırsatı donanımda değil, yazılımda gördü.
Bu tercih, teknoloji tarihinin yönünü değiştirdi. Microsoft, MS-DOS ve ardından Windows ile kişisel bilgisayarların yaygınlaşmasında merkezi rol oynadı. Şirket bilgisayar üretmiyordu ama bilgisayarların çalıştığı zemini kontrol ediyordu. Bu da Microsoft’u, kısa sürede yalnızca bir yazılım şirketi olmaktan çıkarıp küresel bir teknoloji gücüne dönüştürdü.
Windows, Office ve lisans anlaşmaları sayesinde Microsoft; evlerden okullara, şirketlerden kamu kurumlarına kadar çok geniş bir alanda vazgeçilmez hale geldi. Gates’in imparatorluğu da tam olarak bu bağımlılık düzeni üzerinde yükseldi.
Microsoft’un yükselişi yalnızca “vizyoner girişimcilik” hikayesi değildi. Şirket yıllarca tekelci uygulamalar, rekabeti zorlaştıran anlaşmalar ve pazardaki hakimiyetini korumak için izlediği sert yöntemlerle eleştirildi.
Gates bu nedenle teknoloji tarihinde çift taraflı bir figür. Bir yandan kişisel bilgisayarı milyonlarca insanın gündelik hayatına sokan isimlerden biri. Diğer yandan kapalı ekosistemlerin, yazılım lisansı bağımlılığının ve platform gücünün en erken örneklerinden birini kuran patronlardan biri.
Bugün büyük teknoloji şirketlerinin veri, altyapı ve platform gücü tartışılırken, Microsoft’un Gates döneminde kurduğu model de bu yeni düzenin ilk işaretlerinden biri olarak okunuyor.
Gates uzun süredir Microsoft’un günlük yönetiminde değildi. Şirketten yıllar içinde kademeli olarak uzaklaşmış, daha çok vakıf faaliyetlerine odaklanmıştı. Buna rağmen vakfın elindeki son hisselerin de satılması sembolik açıdan güçlü bir kırılma.
Çünkü Microsoft artık Gates’in kurduğu kişisel bilgisayar dünyasının şirketi olmaktan çıkıp yapay zeka çağında yerini korumaya çalışan devlerden biri haline geldi.
Şirket bugün OpenAI ortaklığı, Azure bulut altyapısı ve yapay zeka ürünleriyle yeni dönemin merkezinde kalmak istiyor. Ancak bu geçiş sancısız değil. Yapay zekanın klasik yazılımların yerini alabileceği endişesi ve bu alandaki yüksek yatırım maliyetleri, Microsoft hisseleri üzerinde baskı yaratıyor.
Microsoft hisseleri, 1 Temmuz 2025’te gördüğü tarihi zirveden bu yana yüzde 26’nın üzerinde değer kaybetti. Piyasadaki soru şu: Yapay zeka için harcanan milyarlar, ne zaman ve nasıl kara dönüşecek?
Gates’in Microsoft’tan kalan son hisselerinin de satılması, teknoloji dünyasında daha büyük bir dönüşümün ortasına denk geliyor. Bir zamanlar gücü belirleyen şey işletim sistemiydi. Bilgisayarı açtığınızda Windows’a, yazı yazdığınızda Office’e mecbur kalıyordunuz. Bugün benzer bir eşik yapay zeka, bulut sistemleri ve veri merkezleri üzerinden kuruluyor.
Yanis Varoufakis’in “teknofeodalizm” dediği tartışma da buradan çıkıyor. Varoufakis, büyük teknoloji şirketlerinin artık yalnızca ürün satan şirketler olmadığını; kendi kurallarını koyan, kullanıcıyı ve şirketleri kendi altyapısına bağlayan kapalı alanlar yarattığını savunuyor. Yani mesele artık rekabetten öte, oyunun hangi sahada ve kimin kurallarıyla oynandığı. Bu sistemde Amazon, Google ve Meta gibi teknoloji devleri “modern derebeyleri”yken, milyarlarca kullanıcı verilerini üreten “dijital serflere” dönüşüyor.
Microsoft bu hikayenin eski oyuncularından biri. Dün Windows’la masanın üzerindeki bilgisayara yerleşmişti; bugün Azure, OpenAI ortaklığı ve kurumsal yapay zeka araçlarıyla şirketlerin çalışma düzenine yerleşmeye çalışıyor. Gates’in son hisselerden çıkışı da bu yüzden yalnızca finansal bir hamle gibi durmuyor. Kişisel bilgisayar çağının kurucularından biri sahneden çekilirken, Microsoft başka bir çağın iktidar mücadelesine hazırlanıyor.
Gates Vakfı’nın satışının ardından Microsoft hisselerinde dikkat çeken bir başka hareket geldi. Milyarder yatırımcı Bill Ackman’ın yönetimindeki Pershing Square, Microsoft’ta yeni pozisyon aldığını duyurdu.
Şirketin SEC’e sunduğu 13F bildirimine göre Pershing Square, cuma günü kapanış fiyatı üzerinden yaklaşık 2 milyar 300 milyon dolar değerinde 5 milyon 600 bin Microsoft hissesi satın aldı.
Ackman, bu pozisyonu Microsoft’un ikinci çeyrek finansal sonuçlarının ardından yaşanan düşüşle birlikte şubat ayında oluşturmaya başladıklarını açıkladı. Yatırımın, gelecekteki tahmini kazançların 21 katı seviyesinde yapıldığını belirten Ackman, Microsoft’u ana portföy kalemlerinden biri olarak gördüğünü söyledi.
Bill Gates, geçen yıl vakfın faaliyetlerini 20 yıllık süreçte sonlandıracağını ve tüm varlıkların bu süre içinde harcanacağını duyurmuştu. Vakıf fonu geçmişte varlıklarının önemli bölümünü Microsoft hisselerinde tutuyordu.
2025 Mart itibarıyla fonun 10 milyar 700 milyon dolar değerinde 28 milyon 500 bin Microsoft hissesine sahip olduğu belirtilmişti. Bu tutar, toplam portföyün yaklaşık yüzde 26’sına denk geliyordu. Son satışla birlikte Gates’in Microsoft’la doğrudan yatırım bağı da sona ermiş oldu.
Microsoft, kişisel bilgisayar çağının kazananlarından biriydi. Bulut bilişimde de güçlü bir yer edindi. Şimdi ise önünde daha büyük bir soru var: Yapay zeka çağında da aynı hakimiyeti kurabilecek mi? Gates’in hisselerden çıkışı, şirket yönetiminde doğrudan bir değişiklik anlamına gelmiyor. O bağ zaten uzun süredir zayıflamıştı. Ancak sembolik anlamı açık: Microsoft’u kişisel bilgisayar çağının imparatorluğuna dönüştüren kurucu figür, artık o imparatorlukta doğrudan pay sahibi değil.
Bir zamanların “her masaya bir bilgisayar” hedefiyle büyüyen Microsoft’u, bugün her şirkete yapay zeka altyapısı sunan yeni düzene tutunmaya çalışıyor. Gates defteri kapanırken, Microsoft için başka bir çağın hesabı açılıyor.
KAAYNAK: Odatv
23.30