Popular Posts

Meme kanseri tedavisinde yeni dönem: Genetik test gereksiz kemoterapinin önüne geçebilir

Meme kanseri tedavisinde çığır açacak yeni bir genetik test, hangi hastaların kemoterapiden gerçekten fayda göreceğini belirleyerek milyonlarca kadının bu ağır süreci yaşamadan güvenle tedavi edilmesini sağlayabilir. Uzmanlar, bu önemli bulguların dünya genelindeki tedavi kılavuzlarını değiştirebilecek güçte olduğunu ifade ediyor.

Araştırmanın Detayları ve Kapsamı

İngiltere öncülüğünde yürütülen uluslararası Optima çalışmasının sonuçları, Chicago’da düzenlenen Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) yıllık toplantısında paylaşıldı. Araştırma kapsamında; İngiltere, Norveç, İsveç, Avustralya, Yeni Zelanda ve Tayland’dan 40 yaş ve üzeri, hormon reseptörü pozitif meme kanseri tanısı almış 4 bin 429 hasta takip edildi. Bu kanser türü, tüm meme kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 80’ini oluşturuyor.

Test Nasıl Çalışıyor?

Geliştirilen Prosigna adlı test, tümör dokusundaki 50 genin aktivitesini inceleyerek hastalığın önümüzdeki 10 yıl içinde tekrarlama riskini hesaplıyor ve hekimlere kemoterapinin gerekli olup olmadığı konusunda rehberlik ediyor.

Genellikle cerrahi müdahalenin ardından hastalığın tekrarlama riskine karşı önerilen kemoterapi; saç dökülmesi, bulantı, yorgunluk gibi yan etkilerin yanı sıra kısırlık, erken menopoz ve bilişsel sorunlar gibi kalıcı hasarlara da yol açabiliyor.

Çarpıcı Sonuçlar: Kemoterapi Herkes İçin Şart Değil

Çalışmada hastalar iki gruba ayrıldı:

  • 1. Grup: Standart tedavi olarak kemoterapi ve ardından hormon tedavisi aldı.
  • 2. Grup: Tümörleri genetik testle analiz edildi. Test sonucu yüksek riskli çıkanlara kemoterapi ve hormon tedavisi uygulanırken, düşük riskliler yalnızca hormon tedavisi gördü.

5 Yıllık Takip Sonuçları:

Kemoterapi ve hormon tedavisi alanların %95’i beş yıl sonra hayatta ve kansersizken, genetik testle düşük riskli bulunup sadece hormon tedavisi alanlarda bu oran %94 olarak ölçüldü. Bu ufak fark, düşük riskli hastalar için kemoterapinin ek bir fayda sağlamadığını kanıtladı.

Uzmanlar Ne Diyor?

  • Prof. Rob Stein (University College London): “Bulgularımız, birçok hastanın tedavi başarısından ödün vermeden kemoterapiden güvenle kaçınabileceğini gösteriyor. Kararların tümörün biyolojik yapısına göre verilmesi çok önemli.”
  • Prof. Iain MacPherson (Glasgow Üniversitesi): “Sonuçlar, hormon duyarlı meme kanseri vakalarında kemoterapi kullanımını güvenli biçimde azaltabilecek güçlü kanıtlar sunuyor.”

Bu çalışma, meme kanseri tedavisinde daha kişiselleştirilmiş yaklaşımların önünü açarak hastaların yaşam kalitesini artırmayı ve sağlık sistemlerindeki kaynakların daha verimli kullanılmasını hedefliyor.

KAYNAK

KARDEŞ HABER

30.05.2026 SAAT 22:57

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir