1
1
Yetişkinlerde hafif atlatılan enfeksiyonlar, bağışıklığı henüz gelişmemiş yenidoğanlarda ağır tablolara yol açabiliyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Yenidoğan Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Öktem, özellikle ilk bir yaşın son derece kritik olduğunu belirterek, hayati önem taşıyan hijyen ve temas kurallarını paylaştı.
Yenidoğan dönemindeki bebeklerin immünolojik yetersizliklerine dikkat çeken Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Yenidoğan Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Öktem, bebeklerle kurulan fiziki temasın büyük bir sorumluluk gerektirdiğini vurguladı. Yetişkinlerde sıradan bir solunum yolu enfeksiyonu olarak atlatılan durumların, yenidoğanlarda hızla zatürreye ve hatta yayılım göstererek menenjit gibi hayati tehlike oluşturan ağır tablolara evrilebileceğini belirten Doç. Dr. Öktem, bilhassa influenza ve RSV türevi virüslerin ciddi risk faktörleri arasında yer aldığını ve semptom gösteren kişilerin bebeklerle temasının kesinlikle kısıtlanması gerektiğini ifade etti.
Enfeksiyonların yalnızca solunum damlacıkları veya öksürükle değil, doğrudan fiziki temas aracılığıyla da hızla bulaşabildiğinin altını çizen Doç. Dr. Öktem, kontamine ellerin en birincil bulaş kaynakları arasında yer aldığını aktardı. Bebeklerin anatomik hassasiyeti sebebiyle göz enfeksiyonlarıyla sıklıkla karşılaşıldığını, gözyaşı kanallarının henüz tam olgunlaşmaması nedeniyle fizyolojik sulanma ve çapaklanmaların ortaya çıkabildiğini hatırlatan Öktem, hijyen kuralları sağlanmadan yapılan temasların konjonktivit tablosuna zemin hazırladığını ve bebeğe dokunmadan evvel el temizliğinin sağlanmasının hayati önem taşıdığını kaydetti.
Yenidoğan grubunda cilt bariyerinin son derece hassas bir yapıya sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Öktem, vücuttaki ufak bir çiziğin veya yüzeysel bir tahrişin dahi patojenler için giriş kapısı haline gelebildiğini dile getirdi. Kirli tekstil ürünleri veya steril olmayan temaslarla gelişen enfeksiyonların doku altına ilerleyerek ağır tablolar yaratabildiğini, selülit olarak tanımlanan cilt enfeksiyonlarının akut ateş, ağrı ve huzursuzluk sendromlarını tetiklediğini vurgulayan Öktem; ayrıca göbek kordonu düşene kadar bölgenin kuru tutulması gerektiğini, olası bir kızarıklık, akıntı veya kötü koku durumunda hekime başvurulmasının şart olduğunu hatırlattı.
Bebeklerde karşılaşılan patojenik senaryoların salt solunum yolları veya cilt dokusuyla sınırlı kalmadığını belirten Doç. Dr. Öktem, gastroenterit olarak bilinen ishal tablolarının da ciddi bir risk unsuru oluşturduğuna dikkat çekti. Ebeveynlerin hastalık periyotlarında sanitasyon kurallarını ihmal etmesinin enfeksiyonun bebeğe geçişini hızlandırdığını söyleyen Öktem, rotavirüs, norovirüs ve E. coli gibi etkenlerin küçük bedenlerde hızlı ve tehlikeli sıvı kaybına yol açabildiğini, bu sebeple emzik ve biberon gibi gereçlerin temizliği ile el hijyeninin büyük bir hassasiyet gerektirdiğini ifade etti.
Genel çerçevede yenidoğanların pek çok patojene karşı bütünüyle savunmasız olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Öktem, enfeksiyon belirtisi taşıyan bireylerin bebeklerden mutlak surette izole edilmesi gerektiğini vurguladı. Yenidoğanla fiziki temas kuracak herkesin hijyen protokollerine uymasını, ellerini yıkamasını ve semptom varlığında temastan kaçınmasını tavsiye eden Öktem, basit görünen anlık ihmallerin bebekler cephesinde ciddi sağlık problemlerine yol açabileceği uyarısıyla sözlerini tamamladı.
KARDEŞ HABER
11.05.2026 SAAT 23:16