1
1
UNESCO tescilli nakkallik geleneğini modern sahne estetiğiyle buluşturan performans, aşk, ayrılık ve ölüm ekseninde Şems ile Mevlâna’nın derin bağını kültürel bir anlatıya dönüştürüyor.
İran’ın UNESCO tescilli “nakkallik” (Naqqāli) geleneğini modern bir sahne estetiğiyle buluşturan performans; Şems ve Mevlâna’nın sonu bir mateme uzanan o derin sevdasını merkeze alarak, izleyiciyi iki medeniyet arasındaki kültürel köprü üzerinde edebi bir yolculuğa davet ediyor. Yazar Shahzadeh N. İgual, seçerek Türkçeye çevirdiği Mevlâna eserlerini Türkçe ve Farsça yorumlarken; bir kavuşma, bir tanışma, bir terk ediş ve nihayetinde bir ölüme uzanan serüveni masallaştırıyor. Sanatçının “Bin geceden birinde, bin Şems doğmuş bir Celaleddin’in yüreğine” sözleriyle tanımladığı bu anlatı, rüyalarını hâlâ Farsça gören ancak en güzel cümlelerini Türkçe kuran bir yazarın zihninden dökülen bir kültürel köprü niteliği taşıyor.
Geleneksel Ezgilerle Kurulan Sahne Atmosferi
Yönetmenliğini Helen Şahin’in üstlendiği organizasyonun, müzikal ruhunu sahneye taşıyan kadroda, müzik direktörlüğünü üstlenen piyanist Orkun Zafer Özgelen’e vokalde Reza Asgari eşlik ediyor. Kemançada Çiçek Tebrizi, udda Berkay Bakkal, tombakta Artin Khodaverdi, erbanede Murat Gürgen ve kanunda Onur Cicin’in icraları; geleneksel enstrümanların seslerini modern tınılarla harmanlıyor. Mevlâna’nın “Motreba! Aheste vur! Tâ ruh insin bedene” nidasıyla şekillenen bu müzikal yapı, anlatının edebi derinliğini ve Şems ile Celaleddin’in dünyasını pekiştiriyor.

Şahname’den Mevlâna’ya Uzanan Canlı Bir Anlatı Geleneği
Serüvenine Firdevsi’nin Şahname’sinden Hayyam’ın rubailerine, Hafız-ı Şirazi’den Füruğ Ferruhzad’a uzanan geniş bir edebi yelpazeyle başlayan gösteri, zamanla farklı temalara bürünmüştür. 7 Mayıs akşamı sahnelenecek olan “Bin Şems Bir Celaleddin” versiyonu, eserin bu dinamik yapısının bir sonucu olarak, odağını tamamen Şems ve Mevlâna’nın manevi yolculuğuna çeviren, kendi geleneğini oluşturmuş canlı bir eser niteliği taşıyor.
İki Kültür Arasında Üreten Bir Yazar: Shahzadeh N. İgual
1978 yılında Tahran’da doğan ve 1991 yılından bu yana Türkiye’de yaşayan Shahzadeh N İgual, sosyoloji eğitimi almış bir yazar ve seyyah. Türkçeyi sonradan öğrenmesine rağmen, bugün Türkçe edebi eser veren ilk ve tek yabancı yazar olma unvanına sahip İgual aynı zamada Türkiye Yazarlar Sendikası üyesi. Sanatçının Tahran’ın Kırmızı Sirenleri, Rolls Royce’u Taramışlar Baba, İsfahan’ın Gözyaşları, Son Fayton ve Adı Mercan gibi romanları hem Türkiye’de hem de İran’da geniş bir okur kitlesine ulaşmıştır. Kültürler arası çalışmaları nedeniyle İran tarafından özel bir nişanla ödüllendirilen sanatçı, İstanbul ve Valensiya arasında yaşayarak sanatsal üretimlerini sürdürüyor.
Kaynak: Cumhuriyet
16.27