Popular Posts

Oyun Sektörüne Adanmış Bir Ömür Senem Aksakal

Senem Aksakal kimdir?

Kendimi tek bir cümleyle özetlemem gerekirse, ki bu cümleyi kurabilmek için gerçekten birkaç yılımı harcadım; ben, hayatını tamamen oyun sektörüne adamış bir dijital oyun tutkunuyum. Sektöre girişim aslında “indie” yani bağımsız oyun geliştiriciliği ile oldu. Sayısız Game Jam’e katıldım, o uykusuz gecelerin, o üretim sancısının tadını aldım. Bugün profesyonel olarak mobil oyun tarafında, global bir firmada çalışıyor olsam da o “indie” ruhu benim her zaman kalbimde. Benim için oyun, sadece bir iş değil, bir yaşam biçimi.

Şu an gündemde olan “Oyunuma Dokunma” hareketi ve Steam gibi platformlara gelmesi beklenen kısıtlamalar hakkında ne düşünüyorsun? Perde arkasında neler oluyor?

“Oyunuma Dokunma” hareketi, kamuoyunun ve sektör bileşenlerinin ne kadar güçlü bir örgütlenme yapabileceğini göstermesi açısından çok kıymetli. Ben süreci sadece haberlerden değil, devlet yetkilileriyle birebir görüşen kişilerden, yani birinci ağızdan takip ediyorum. Evet, bazı maddelerde iyileştirmeler ve yumuşatılmalar yapıldığını biliyoruz ama hala çok kritik bir sorunumuz var: Steam’deki %90 bant daraltılması maddesi maalesef hala masada. Bu madde, en kötü senaryoda Türkiye’deki oyun sektörünün canına okuyabilecek, potansiyelimizi baltalayabilecek bir risk taşıyor. Elimizden geleni yapmaya devam ediyoruz, umudumuz herkes için en adil ve en iyi sonucun çıkması yönünde.

Sence Türkiye’nin oyun sektöründeki asıl gücü nerede? Mobilin yakaladığı başarıyı diğer alanlarda da görebilecek miyiz?

Türkiye dendiğinde akla ilk mobil geliyor, son 5 yılda inanılmaz atılımlar yaptık ve dev “unicorn”lar çıkardık. Mobil taraf hala çok güçlü ama bence asıl gizli potansiyel bağımsız tarafında, yani indie geliştiriciliğinde yatıyor. Evet, mobil daha hızlı ama indie projelerin geri dönüşü, doğru desteklendiğinde mobilden bile daha büyük olabilir. Steam tarafındaki oyunlar daha uzun sürede pişiyor belki ama etkisi çok daha kalıcı. Teknik yetkinliğimiz ve bilgi birikimimiz harika işler çıkarmaya fazlasıyla müsait. Sadece tüm paydaşların —yatırımcıların, yayıncıların ve geliştiricilerin— birleşip bu ekosistemi güçlendirmesi gerekiyor. Eğer biz köstek değil de destek olursak, global pazardaki yerimiz çok daha sarsılmaz olur.

Son olarak, bu yolda yürüyen geliştiricilere ve ekosistemin parçası olanlara ne söylemek istersin? Senin sektördeki nihai duruşun nedir?

Ayrım gözetmeksizin; mobilci, indieci, yayıncı demeden hepimiz bir bütünüz, bir ekosistemin parçalarıyız. Biz ancak beraber çalışırsak, birbirimizi desteklersek bir şeyleri başarabiliriz. Ben bireysel olarak hem geliştirici kimliğimle hem de OSE ile bu ekosistemin bir parçası olmaya, yeri geldiğinde etkinlikler düzenleyip yeri geldiğinde o masada ter dökmeye devam edeceğim. Türkiye’deki oyun dünyasının hak ettiği yere gelmesi için her zaman bu mutfağın bir parçası olmaya devam edeceğim.

Röpartajın Youtube Linki

OSE Linkhttps://linktr.ee/oyun_sektoru_etkinlikleri

Yazar: Yiğit Alp Aslan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir