1
1
Oyun dünyasının en ikonik ve duygusal hikayelerinden biri olarak kabul edilen seride The Last of Us, Ellie karakterinin tüm insanlık için taşıdığı benzersiz önem, ortaya atılan çarpıcı bir iddiayla birlikte büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Yıllardır serinin temel taşı olarak kabul edilen “Ellie’nin bağışıklığı olan tek insan olduğu” gerçeği, bizzat geliştirme sürecinde yer almış isimlerin paylaştığı bilgilerle sarsılmaya başladı. Bu durum, sadece bir karakterin hikayesini değil, tüm evrenin felsefi ve ahlaki temellerini kökten sarsabilecek bir potansiyele sahip.
Naughty Dog tarafından yaratılan bu evrende Ellie’yi özel kılan en büyük unsur, mutasyona uğramış Cordyceps mantarına karşı bilinen tek bağışık kişi olmasıydı.
İlk oyunun finalinde Joel’un verdiği o trajik kararın ağırlığı, Ellie’nin feda edilmesinin insanlığın hayatta kalması için sunulan yegane şans olmasından kaynaklanıyordu. Eğer Ellie gerçekten tek bağışık değilse, Joel’un insanlığı kurtarmak yerine bir kızı kurtarmayı seçtiği o tarihi anın dramatik değeri büyük bir risk altına girebilir.
Tartışmaların odağında, eski bir Naughty Dog çalışanı olan Gabriel Betancourt’un açıklamaları yer alıyor. Betancourt, katıldığı bir dijital yayında serinin yaratıcısı Neil Druckmann ile yaptığı bir sohbeti izleyicilerle paylaştı. İddiaya göre Druckmann, evrende bağışıklığı olan tek kişinin Ellie olmadığını, aslında dünyanın farklı noktalarında bu tür insanlardan oluşan gizli grupların var olabileceğini dile getirmiş. Bu bilgi, eğer sadece bir tasarım aşaması fikri değil de hikayenin gelecekteki bir parçasıysa, serinin üçüncü bölümünde bambaşka bir dünya düzeniyle karşılaşabileceğimiz anlamına geliyor.

Bu iddia, sadık oyuncu kitlesi arasında ikiye bölünmüş durumda. Bir taraf, evrenin genişlemesi ve yeni çatışmaların doğması için bu tür bir gelişmeyi heyecan verici bulurken; diğer taraf ise Joel’un ilk oyundaki o büyük fedakarlığının duygusal ağırlığının korunması gerektiğini savunuyor. Eğer köşe başında bağışıklığı olan başka gruplar mevcutsa, Firefly doktorlarının ölümü ve hastaneden kaçış sahnesi, insanlığın kaderini tayin eden bir olaydan ziyade, sadece kişisel bir kurtarma operasyonuna indirgenmiş olacak. Ellie tek seçenek olmaktan çıkarsa, Joel’un tüm dünyayı karşısına alarak yaptığı o zorlu seçim, “insanlığın son umudunu yok etmek” yerine “bir umudu başka bir yere taşımak” olarak yeniden yorumlanacaktır.
Neil Druckmann’ın daha önceki açıklamalarında, bilim insanlarının Joel müdahale etmeseydi bir tedavi üretebileceğine dair kesin ifadeler kullanması, stüdyonun evrendeki belirsizlikleri netleştirme niyetinde olduğunu gösteriyor. The Last of Us evreninde karşımıza çıkması muhtemel bu bağışıklar topluluğu, Ellie’nin kendi kimliğini ve amacını sorgulamasına neden olabilir. Naughty Dog’un bu cesur adımı atıp atmayacağını veya bu fikrin sadece bir senaryo taslağı olarak mı kalacağını ilerleyen dönemdeki resmi duyurular netleştirecek. Ancak şimdilik kesin olan tek bir şey var: Arasındaki Topraklar’dan Seattle sokaklarına kadar her yerde, bu bağışıklık gizemi oyuncuların zihnini meşgul etmeye devam edecek.
Kaynak:Frp.net