1
1
Şeker Bayramı’nda beslenme düzeninin aniden değişmesi ve zayıflama iğnesi kullanımı, acil servislerde yoğunluk yaşanmasına neden oldu. Hastanelerin dolup taştığı bu süreçte uzmanlar, “hızlı kilo verme” vaadiyle hekim kontrolü dışında kullanılan ilaçların hayati risk taşıdığı konusunda kritik uyarılarda bulundu. Bayram süresince yaşanan beslenme disiplinsizliğinin, bu tür ilaçlarla birleştiğinde ciddi sağlık sorunlarını tetiklediği vurgulandı.
Ramazan sonrası Şeker Bayramı ile birlikte beslenme alışkanlıklarındaki ani değişim ve zayıflama iğnelerine yönelik artan talep, acil servislerde ciddi bir yoğunluğa neden oldu. Uzmanlar, özellikle “hızlı kilo kaybı” vaadiyle hekim kontrolü dışında başvurulan ilaçların hayati riskler barındırdığı konusunda kritik uyarılarda bulundu. Cumhuriyet’e açıklamalarda bulunan Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Ömerul Faruk Aydın, son bir aylık süreçte bulantı, kusma, karın ağrısı ve inatçı ishal şikâyetleriyle acile başvuran hasta sayısında belirgin bir artış yaşandığını kaydetti. Aydın, günlerce süren şiddetli bulantı ve kusma şikâyetiyle gelen bir hastanın, tıbbi bir zorunluluk olmaksızın sadece “iştah kesen pratik bir yöntem” olarak gördüğü inkretin temelli enjektabl bir ilaç kullandığının saptandığını belirtti. Bu tür ilaçların kontrolsüz kullanımının; ani gelişen bulantı, erken doyma ve kusma ile birleşerek vücutta sıvı kaybına yol açtığını vurgulayan Aydın, bu sürecin hastaları çok daha ağır ve tehlikeli bir klinik tabloya sürüklediğinin altını çizdi.

Fiziksel bulgulara ek olarak davranışsal bozuklukların da görüldüğünü belirten Aydın, “Bir hastam, bayramda yemek yedikten sonra gelişen bulantıyı ‘Yememem gerekiyordu’ şeklinde yorumladı ve ardından kusmanın tekrarlandığını anlattı. Bir başka hastam ise akşam yemeğine katıldığı bir davette ‘Çok az yedim ama midem taş gibi oldu, sonra kustum ve rahatladım’ dedi. Bu anlatımlar, fizyolojik yan etkiye ek olarak yeme-pişmanlık-kusma döngüsünün geliştiğini gösteriyor” diye ekledi.
Özellikle oruç döneminde azalan öğün sıklığı ve ardından gelen yoğun beslenme davranışının ilacın etkisiyle birleştiğinde tolere edilmesi zor bir tablo oluşturabileceğine de dikkat çeken Doç. Dr. Aydın, “Bu durum bazı hastalarda geçici bulantı olarak kalırken bazılarında günler süren kusmaya dönüşebiliyor” dedi.
Tedavilerin doğru hasta seçimi, dikkatli doz titrasyonu ve yakın hekim izlemi gerektirdiğine dikkat çeken Aydın, “Aksi halde bulantı ve erken doyma gibi beklenen yan etkiler, bazı hastalarda sıvı kaybı, elektrolit dengesizlikleri ve böbrek fonksiyon bozulması gibi klinik müdahale gerektiren tablolara dönüşebilir. Unutmamak gerekir ki bu tedaviler ‘kolay kilo verme’ araçları değil, güçlü metabolik ilaçlardır. Oruç dönemleri de dahil olmak üzere kilo yönetiminde en güvenli yaklaşım; dengeli ve yeterli beslenme, yeterli miktarda sıvı alımı, öğün planlaması ve sürdürülebilir yaşam tarzı değişikliklerine uyulmasıdır” diye konuştu.
KARDEŞ HABER
24.04.2026 SAAT 19:49