1
1
Modern tıbbın en sıra dışı tedavilerinden biri olan dışkı nakli (FMT), antibiyotiklere dirençli “süper mikropları” %94 başarı oranıyla yok ediyor. 4. yüzyıl Çin’inden günümüze uzanan bu yöntem hakkında neler biliniyor? Detayları Telegraph yazdı
Modern tıpta giderek daha fazla kabul gören dışkı nakli (FMT) yöntemi, özellikle antibiyotiklere dirençli enfeksiyonların tedavisinde etkili bir seçenek olarak öne çıkıyor.
Bağırsak mikrobiyotasının sağlıklı bireylerden alınarak hastalara aktarılmasına dayanan bu yöntem, yüksek başarı oranlarıyla dikkat çekerken, uygun bağışçı bulma süreci ise önemli bir zorluk olarak değerlendiriliyor.
Telegraph’ın haberine göre Elizabeth Hohmann, ABD’nin Boston kentindeki Massachusetts General Hospital’da 15 yıldır dışkı nakli programını yürütüyor. Hohmann’ın görevi, sağlıklı bağışçılardan alınan dışkı örneklerini işleyerek kapsül haline getirmek. Ağız yoluyla alınan bu kapsüller, ağır hastaların tedavisinde kullanılıyor.
Bu süreç, bağışçılar için de maddi bir karşılık içeriyor. Üç haftalık günlük bağış süreci karşılığında yaklaşık 1.200 dolar ödeme yapılıyor.
Dışkı nakli ilk bakışta modern bir uygulama gibi görünse de kökeni oldukça eskiye dayanıyor. American Society for Microbiology verilerine göre, bu yöntem 4. yüzyıl Çin’inde “sarı çorba” adıyla kullanıldı. İnsan dışkısından hazırlanan karışım, ağır ishal ve gıda zehirlenmesi vakalarında hastaları iyileştirmek için uygulandı.
Dışkı nakli, sağlıklı bir kişinin bağırsak mikrobiyotasını hasta bireye aktararak çalışıyor. Bu sayede “iyi” bakteriler çoğalıyor ve zararlı bakterilerin yayılması engelleniyor.
FMT, modern tıpta 2013 yılında Amsterdam’da yapılan klinik çalışmalarla kabul gördü. Özellikle antibiyotiklere dirençli olan Clostridioides difficile enfeksiyonunda etkili bir tedavi olarak öne çıktı.
Bu enfeksiyon; şiddetli ishal, ateş ve mide rahatsızlıklarına yol açıyor ve bağışıklığı zayıf hastalarda ölümcül olabiliyor. İngiltere’de vakalar son yıllarda önemli ölçüde artış gösterdi.
Araştırmalar, dışkı naklinin tekrarlayan C. diff enfeksiyonlarında yüzde 94’e varan başarı sağladığını gösteriyor. Tedavi; kapsül yoluyla, burundan mideye uzanan tüplerle veya endoskopi ile uygulanabiliyor.
Tedavinin en büyük zorluklarından biri uygun bağışçı bulmak. Adayların yalnızca yüzde 2’si sıkı sağlık taramasından geçebiliyor. Bağışçıların;
Ayrıca bağışçıların zayıf olması da önemli bir kriter. Yapılan araştırmalar, obez bağışçılardan alınan mikrobiyotanın alıcıda kilo artışına neden olabildiğini ortaya koydu.
Toplanan örnekler laboratuvarda çeşitli işlemlerden geçirilerek kapsüllere dönüştürülüyor. Bir örnekten yaklaşık 100-150 kapsül üretilebiliyor. Hastalar genellikle iki gün boyunca belirli sayıda kapsül alıyor.
Benjamin Mullish, İngiltere’de FMT çalışmalarının öncülerinden biri. Mullish, bu yöntemin özellikle antibiyotiklere dirençli enfeksiyonlarda önemli bir alternatif olduğunu belirtiyor.
İngiltere’de bu tedavi, iki veya daha fazla kez tekrarlayan ve antibiyotiklere yanıt vermeyen vakalarda resmi olarak uygulanıyor.Yeni kullanım alanları araştırılıyor
Bilim insanları, dışkı naklinin yalnızca bağırsak hastalıklarında değil;
Londra’da yaşayan araştırmacı Michelle Tan gibi bazı bağışçılar, yüksek kaliteli mikrobiyota profilleri nedeniyle “süper bağışçı” olarak tanımlanıyor. Tan, sağlıklı beslenme, düşük alkol tüketimi ve düzenli egzersizin önemli olduğunu vurguluyor.
Artan talep nedeniyle bazı kişiler, internet üzerinden temin ettikleri dışkılarla kendi kendilerine tedavi uygulamaya çalışıyor. Uzmanlar, taranmamış örneklerin ciddi sağlık riskleri taşıdığı konusunda uyarıyor.
Majdi Osman, bu tür uygulamaların kontrolsüz kan nakli kadar tehlikeli olabileceğini belirtiyor.
GÖRSEL YAPAY ZEKA
10.04.2026 SAAT 21:25